Benim bebekliğim İzmir Tuzla’da geçti, deniz kenarındaki lojmanlar sanırım çocuk yetişirmek için en ideal ortamlardan biri.. Kızım Asya’nın mahrum kaldığı, deniz, güneş, koşturmak için bi dolu alan gibi İstanbuldan şu anda hasretle baktığım bu manzarada çok keyifli günlerimiz geçmiş…. Annem çok zeki bir kadın, bizi biberondan vazgeçirmek için iskeleye cikarmiş, oradaki bebek balıkları gösterip “siz yeterince kullandiniz, onların biberonu yok, şimdi denize atalım ve onlar da kullansınlar” diyerek biberonlardan gönüllü ayrılmamızı sağlamış… Aynı dönemlerde eve korkunç böcekler getirdiğimi, elimde tutup sevdiğimi anlatır annem; böcekleden çok korkmasına rağmen bana çaktırmaz, “aa böcek annesini özler hemen onu bahçeye bırakalım” diyip böcekten kurtulurmuş…
“Hiç yemek problemi yaşamadım sizinle” derdi annem, hakikaten de bu konuda üzmemişiz annemizi, - beni tanıyan bilir; balık etinden halliceyim halen- yemek yerken hiç israr etmedi bize, sadece “şimdi yiyin ya da mutfağı kitliyorum” derdi, ablamla biz iki saf; “ne olur annecim, kilitleme hemen yiyoruz” diye hapur hupur yemekleri götürürdük…
(Bkz. sekil 2) (Söylemeyi unutmuşum, mutağımızın kapısını yer açılsın diye çıkarmıştı annem üstelik, o kadar safız yani
Nahide’nin de böyle bir hikayesi var çok sevdiğim… Standart mama sandalyesinde annesi Nahideye yemek yedirmeye çalışırken Nahide zillisi bir kaşık yoğurdu bi şekilde annesinin suratına atmış, “annemin o anda kaşığı alıp anında yüzüme yoğurt atmasını hiç unutmam” demişti, o günden sonra Nahide bir daha hiç yemeğini fırlatmamış…
Asyaya yemek yedirirken nacizane buna benzer bir yöntem geliştirdim. Elimi cetvel gibi kafasının üstüne tutuyorum ve yemek yedikçe uzayacağını söylüyorum. Kuzucum şimdilik inanıyor buna
Yediremediğiniz ne varsa (bizim vakada bu sebzeydi) deneyin, başarılı oluyor…
Sizi büyüten aileniz, doktorlar, kitaplar derken bir sürü bilgi kaynağından gelen bilgileri harmanlayıp, hiç bilmediğiniz bir yolda yürümeye çalışıyorsunuz, ben birkaç keyifli deneyi paylaşmak ve annelere bu yolda düşünmelerini önermek için yazdım bu yazıyı… Çocuklar korkutarak-zorlayarak birşeyleri öğretmeye çalışmak yerine bu tür yöntemler daha faydalı geliyor bana…
Anne olmaya çabalamak sanırım sadece anne olanların anlayabileceği birşey, tıpkı askere gidenlerin halinden sadece asker olanların anlaması gibi… bu konuda çoook fazla laf salatası yapıldığını düşünebilirsiniz, haklısnız…
dilek demiş,
Nisan 3, 2009 @ 10:44 am
çok şekermişsiniz edoşum
asya kuzusu aynı sana benziyor biliyor musun? duruşlarınız bile aynı