Bildiğin ekmek, bilmediğin şey ise ne kadar basit olduğu..
Kayıp bir nesiliz biz, sağcılık-solculuk’tan çok dili yanan bir nesilin çocuklarıyız bu yüzden apolitiğiz..
Beceriksiz bir nesiliz biz, evde dikiş dikmekten bıkan annelerin, eline iğne iplik bile vermeden, aman benim gibi olmasın diye el bebek gül bebek büyüttüğü, gelinen noktada sökük düğmesini dikemeyeniz.
Yemek yapamayanız. Ekmek yap desen ters ters bakarız. Bakardık yani taa ki hayatımıza ekmek makinası girene dek.. Sonra hayatımıza giren ekmek makinaları ve hazır unlar sayesinde pek havamız oldu ama bu ekmek o abidik gubidik katkılı unlarla yapılan değil bildiğin ekmek..
Bu da bilmediğin basit tarifi..
Hadi afiyet olsun
Malzemeler
- 1/2 kilo un -* hazır, katkılı, makina için olanlardan olmaması önemli, esmer doğalını almaya gayret edin-
- Yarım paket kuru maya
- 1.5 bardak su
- 1 tatlı kaşığından biraz az tuz
- Ceviz, keten tohumu, çörek otu, yulaf, çekirdek
Yapılışı
Malzemeleri karıştırın. 10 dak kadar yoğurun.İçine ben ceviz, keten tohumu, çörek otu koyuyorum.İstediğinizi ekleyebilirsiniz. Etrafını havlu ve bez ile kaplayıp kabarması için 1 saat kadar bekletin. Aceleniz varsa kalorifer üzerinde 10 – 15 dakika da bekletebilirsiniz. Yağlı kağıt koyduğunuz tepsiye ekmeğinizi istediğiniz şekilde koyun (yuvarlak- çiçek vs) Üstünü çekirdek, yulaf ile süsleyin biraz daha bekletip sonra 200 derece fırında pişirin…
Yok bu seksi şeyi ben yapmadım. Yaptım dersem çarpılırım
Sadece foto benden..
Reçel sakız adasından. Ben sadece kahve taneleri ile süsledim. Sakız adasına yolunuz düşerse açık reçellerden, özellikle paraya kıyıp 3-4 euro daha pahalı olanından alın. Siz de herhangi bir reçelinize 5-10 tane kahve atın, muhteşem bir koku içine işliyor, benden söylemesi..
Bir sene boyunca beklediğimiz, anlatsan bişeye benzemeyen yerken tadına doyulmayan, -Turkcell reklamı gibi olacak ama- paylaşınca güzel olan tatlı.
İnsanları sosyalleştiren, komşuluğu, başkalarını da düşünmeyi hatırlatan tatlı.
Bizim de unutmamamız, çocuklarımıza da öğretmemiz gereken tatlı…
Malzemeler:- 1 bardak fasülye
- 1 bardak nohut
- 2 bardak buğday
- 1 avuç prinç
- 1 kilo şeker
- 1 avuç kuş üzümü
- 1 çubuk tarçın, 7-8 karanfil (bunlar pişerken eklenecek servis edilmeden çıkarılacak)
Ceviz, kayısı, fındık, nar, incir, kavrulmuş badem, tarçın süslemek için bilimum malzeme ne seviyorsaniz artık
Yapılışı:
Nohut, fasülye ve buğdayı ayrı ayrı kaplarda -mümkünse cam olsun- bir gece önceden suya koyun. Şişsin. Ertesi gün bu üç malzemeyi ayrı ayrı suda -mümkünse düdüklü tencerede- pişirin. Nohut ve fasülyenin suyunu dökün, buğdayın piştiği tencereye nohut ve fasülyeyi ekleyin. Prinç ve şekeri ekleyip dilediğiniz kadar su koyun.Çok az olmamasına özen gösterin çünkü zaman geçtikçe de yoğunlaşacak, suyu kalmayabilir.1 kilo şeker sıcakken tadına baktığınızda çok tatlı gelsede soğuduğunda tam kıvamında oluyor tabii bu benim fikrim siz istediğiniz kadar koyun. Tarçın ve karanfili de bu sırada ekleyebilirsiniz gerçi karanfilleri sonrasinda bulup çıkarmak biraz zor ama ben kokusunu sevdiğimden bu zahmete katlandım. Koymanız şart değil.
Yoğunlaşıp tüm malzemeler pişince servis kaplarına alıp bilimum malzeme ile süsleyebilirsiniz.Tarçın, nar, ceviz, kayısı ve incir benim olmazsa olmazım. İnciri içine eklemiyorum çünkü rengini karartıyor. Üstüne süslemek için koyabilirsiniz.
Malzemeler:
- 1 kilo ayva
- 600 gr seker
- 6-7 karanfil
- 1 çubuk tarçın
- 1 minik limon tuzu
- yarım limon
Yapılışı:
Ayvaları soyup iri rende ile rendeleyin, şekeri ilave edip bekletin. -Rendelenen ayvaların kararmaması için rendeledikten hemen sonra şekerle kapamak gerek- Şeker bir miktar eriyip su verince pişirmeye başlayabilirsiniz. Ayva çekirdeğini mutlaka pişirirken eklemenizi öneririm renk veriyor, bunun dışında ben pişirirken karanfil ve çubuk tarçın ekliyorum. İndirmeye yakın tarçını çıkarıyorum. Limon ve limontuzunu da yine indirmeye yakın ekleyin. Afiyet olsun..
Geçenlerde bi cafede kereviz istedim. Enginar vari pişirilmiş kereviz geldi, bayıldım. Eve gelip kendim yaptım portakal da ekledim daha da güzel oldu. (Megaloman blogger) 6 yaşındaki kızım bile bayıla bayıla yedi annelere şiddetle tavsiye olunur
Malzemeler
- 3 tane kereviz
- 1 küçük patates
- 1 büyük soğan
- 1 çay bardağı bezelye
- 1 havuç
- 1/2 limon
- 1 portakal
- Tuz
- Top karabiber
- 1 cay kaşığı şeker
Yapılışı
- Yarım limonu sıkın bir kase suya ekleyin kerevizleri soyup hızla bu suya atın ki kararmasın
Kerevizi ortadan bölüp içini oyun.Düdüklü tencerenin dibine dizin. Ben kararmaması için bu işlemleri yaparken az az limon sıkıyorum. Minik minik doğradığınız soğan, patates, havuç, bezelye’yi kerevizlerin içine doldurun fazlasini da etrafına koyun.Tuz karabiber ve şekeri ekleyin. 1 portakal suyunu üzerine dökün. Zeytinyağı ekleyin. Enginar taklidi yapan kereviziniz hayırlı olsun
Kabak tatlısını hep sevmişimdir. Tamam itiraf ediyorum, hemen hemen bütün tatlıları severim ama iyi yapılmış ve özü sözü iyi bir kabak – tercihen, bulabilırseniz bolu düzce kabağı – candır. Yoksa mümkün olan en turuncusunu alın ve iyi çıkması için dua edin. Tatlınız kötü olursa suçu kabağa atabilirsiniz, unutmayın
Malzemeler:-
- 1 kilo kabak
- 300 – 400 gr seker*
- 1 cubuk tarçın
- 6 -7 tane karanfil
- Yarım limon
- Ceviz
*Şeker miktarı sizin ne kadar tatlı secvdiğiniz ile orantılı, bu miktarı azalttıp arttırabilirsiniz.
Yapılışı:
Kabakarı yıkayıp kesin. Geniş biraz da derince bir fırın tepsisine mümkünse tek sıra olarak yatırın. Şekeri döküp çekmesi için mümkünse bir gece bekletin. Yok tatlı krizine girdi iseniz önce fırını ısıtın, ısınmış fırına koyup şekerin erime işlemini hızlandırabilirsiniz. Çubuk tarçın ve karanfillerinizi ekleyin. Aliminyum folyo ile kapladığınız tepsinizi fırına sürün. Önce fırın kısmında 170 – 180 derecede bir miktar pişirin arada yarım limon suyunu ekleyin sonra üst katlara almadan ızgarayı açıp pişirmeye devam edin. Hızlı pişebilir yanmaması için arada kontrol edin. Mümkünse yaptıktan birgün sonra soğuk yiyin, daha başarılı oluyor. Afiyet şeker olsun.
Kızımla, benim çocukluğuma gittik bugün. Tenten’in maceraları Asya’dan çok bana hitap eden bir filmdi. Çok tentenci değildim gençkene, itiraf etmeliyim. Ağırlıklı Conan’la geçti benim ortaokul yıllarım ama Tenten’i, köpeğini, macaralarını da okudum elbet. Aşk, entrika eksikti belki Tenten’de, saf bir macera, araştırmacı gazetecilik, iyilik hakimdir öykülerin genelinde..
Bu filmde de anneler babalar eski Tenten’lerini, burunları sızlayarak gençlik yıllarını bulacak, çocuklarına Tenten’in maceralarını film sırasında kulaklarına fısıldayacak.
3D’si iyi planlanmış, tadı tuzu yerinde, işi bilen Spilberg’in elinden çıkma ölçülü bir film.
Çok heyecanlandım mı? Hayır. Yine de film candır. İzlenir.
Dün akşam Bahçeşehir Kolejinde düzenlenen “Eğitimde Doğru Bildiğimiz Yanlışlar” seminerine katıldım. Eğitimi veren Özgür Bolat oldukça başarılı, sanırım başka yerlerde de seminerler veriyor vaktiniz olursa katılmanızı öneririm.
Benim aldığım notlar şöyle:
ÇOK ZEKİSİN DEME
Çocuk başarısını zekasına bağlarsa başarısız olduğunda yapacak birşeyi kalmıyor, bunun yerine çok çalışmışsın demek, çalıştıkça daha fazlasını yapabileceğine olan inancını besliyor
Çok zeki olduğunu düşünen çocuklar derslere çalışmıyor ve bununla da övünür hale geliyorlar ” çalışmadım ama 100 aldım” gibi.. IQ su yüksek olanlar gelişim odaklı olmadıklarından depresyona girebiliyorlar..
Çaba => gelişim odaklı => ailelerin geri bildirimle desteklemesi gerekiyor
Zeka => sabit fikirli
örn: Rusyada bir bale eğitmenin öğrencilerinin sürekli star olması nedeni ile uzmanlar bu eğitmenin çalışma yöntemlerini araştırmışlar. Gelen tüm öğrencileri kabul eden eğitmen bir hafta süre ile onlara geri bildirimlerde bulunduğunu, iyi yaptıkları-kötü yaptıkları hareketleri gösterdiğini, kendisine bahanelerle gelen, geri bildirimleri kullanip gelişme göstermeyenleri bu bir hafta sonunda bıraktığını, kalanlarla yola devam ettiğini anlatmış.
Çocuğa birşey yaptığında sadece güzel deyip geçememek neyini beğendiğimizi-beğenmediğimizi anlatmak ve çocuğun da sabit fikirli olmayıp bu geri bildirimlerden beslenmesi önemli.
MARSHMALLOW TESTİ
Bu çok meşhur paylaşmak istedim, buna göre oto kontrolü olan, disiplinli çocuklar hayatlarında daha başarılı oluyorlar. İlk video sadece uygulamayı gösteriyor ikincisinde ise arkasındaki mantik da anlatılıyor
GELİŞİM KÜLTÜRÜ ÖNEMLİ
Eğitim dışında nasıl bir çevrede çocuğunuzu yetiştiriyorsunuz, arkadaşları, evdeki ortam bunların hepsi önemli.Evde okuma kültürünün olması, okuma alışkanlığı kazandırmak için kritik. Çocuğa kitap oku diyip tv izliyorsanız ve kitap okumuyorsanız pek şansınız yok
CEZA -ÖDÜL İŞE YARAMAZ
Ödülle önündeki işi bitirmesini sağlayabilirsiniz ama o sorumluluğu almasını sağlayamazsınız. Çocuk ödüllendirildiğinde ” demek ki iyi bitşey değil iyi olsa bana ödül verilmezdi” hissiyatında olur.
Ceza da işe yaramaz çünkü o davranışı meşrulaştırır. İsrailde çocuklarını almaya geç gelen velilerden belirli bir ücret talep edilmiş ceza olarak. Böylece herkesin zamanında geleceği düşünülmüş ama aksine ne de olsa parasını ödüyorum diye daha fazla veli geç gelmeye başlamış.
Severek yaptığımız şey iç motivasyon, ödül ise dış motivasyondur. Dış motivasyon iç motivasyonu azaltır.
Yine başarılı bir basket koçu incelendiğinde %6 yergi, %6 övgü %75 sadece bilgi yaplaştığını – neyi nasıl yapmaları gerektiğini – gösterdiğini görmüşler. Yergi ve övgü mutlaka hayatımızda var ama dozu az olmalı
ÇOCUKLARIN SORULARININ YANITLARINI BULMASI İÇİN ORTAM YARATIN / SORULARINI YANITLAMAYIN
Keşfetmeye yönelik, eğlence içeren methodların öğrenmede etkili. Çocuğunuzun sorularını yanıtlamak yerine bulmasına-keşfetmesine yardımcı olmak önemli.
Rise of the planet of the Apes – Maymunlar Cehennemi Başlangıç sürekliyici temposu ile son zamanlarda izlediğim en izlenesi film. Çok klişeli sıradan sayılabilecek bir senaryo belkide sırf bu tempo yüzünden – vay be iyi filmdi – diyerek sinemamadan çıkmanızı sağlıyor. İkinci için kapıyı sonuna kadar açık bırakan yönetmen bayrağı da başka yönetmenlere bırakmayı düşünüyormuş. İkinci filmde, insanlar hastalıktan yok olmaya yaklaşırken, bence bizim iyi kalpli Ceasar ile son deney mahsülü -yüzü çirkin-doğal olarak kötü kalpli – şempanze kesin birbirine girecek, hatta Ceasar bizim yine temiz yüzlü ve iyi doktorumuzu savunacak gibi geliyor bana ama bekleyip göreces!
ps- Bu arada bir eleştiri-yorum da Asya’dan. Çizgi filmler için ölüp biten kızımız Şirinleri beğenmedi. Sanırım biraz da korkmuş. Arabalar 2 ise ondan tam not aldı. Çocuk filmine çocuk yorumu budur!
Malzemeler:
125 gr yumuşak margarin
1 su bardağı yoğurt
Yarım çay bardağı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı tuz (ben biraz daha az koydum)
3.5 su bardağı elenmiş un
1 poşet Dr. Oetker Hamur Kabartma Tozu
İç:
Peynir (Ben otlu diyarbakır peyniri kullandım, nefis)
Maydanoz, çok az dereotu
Çörekotu
Üst:
Yumurta sarısı ve çörek otu
Yapılışı:
Evde ne yapsam da göbekimi bütütsem diye aranırken Dr. Oetker’in tarifini gördüm kabartma tozunun arkasında.Denedim sonuç gayet başarılı. Asyacan da hamur açıyor,yoğuruyor, üstüne yumurta sürüyor. Çırağımı yetiştiriyorum hem oyun da aradan çıkmış oluyor
Malzemelerinizi yoğurun, ben hamurun içine de ekstra çörek otu, keten tohumu ve çok az da mahlep koydum. (Evde ne varsa-yakışacağını düşündüğünüz- eklerseniz daha farklı tatlar yaratabilirsiniz) Genişçe hamurunuzu oklava ile açın, çay bardağı altı ile yuvarlaklar kesin ve içine malzemenizi koyun, yumurta sarısı ve çörek otu ekleyip önceden 175 derece ısıtılmış fırında 20-25 dak pişirin, yağlı hazır kesilmiş kağıt koyarsanız çıkarması da kolay olur…